29 05 2015

Resûlullaha itâ'at Allah'a itaat ayri midir?

  Resûlüne imân ve itâat olmadan Allah'a imân ve itâat olmaz. Çünkü Allahü teâlâ, kendine itâ'ati, bir çok âyette, Resûlü ile birlikte zikretmistir. Meselâ buyuruyor ki: (Resûle itâ'at eden, Allah'a itâ'at etmis olur.) [Nisâ 80] (Resûl, size ne verdiyse onu alin, size neyi yasakladiysa ondan sakinin!) [Hasr 7] (De ki "Eger Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin!") [A.0mrân 31] [Bu âyet-i kerîme inince, münâfiklar, simdiki mürted ve zindiklar gibi, "Muhammed kendine tapilmasini istiyor" dediler. Bunun üzerine asagidaki âyet-i kerîme indi. (Sifâ-i serîf)] (De ki, "Allah'a ve Peygambere itâ'at edin! Eger [Peygambere uymayip] yüz çevirirlerse, [kâfir olurlar]Elbette Allah kâfirleri sevmez.) [A.0mrân 32] Allahü teâlâ, Peygamber efendimize itâati emrettigi gibi, ona muhâlefeti, isyâni da yasaklamistir: (Kim Allah'a ve Resûlüne isyân eder ve hududullahi asarsa Allah onu, temelli kalacagi Cehenneme sokar.) [Nisâ 14] [Hududullah, Allah'in emir ve yasaklari] (Dogru yol belli olduktan sonra, Peygambere karsi geleni ve mü'minlerin yolundan baska bir yola uyani, o yolda birakir ve cehenneme sokariz.) [Nisâ 115] Allah'a, Resûlüne isyân (Allah ve Resûlüne karsi gelen, bilsin ki Allah'in azâbi çetindir.) [Enfal 13] (Ey îmân edenler, sizi hayat verecek seylere [dinin emîrlerine] da'vet edince, Allah'a ve Re... Devamı

27 05 2015

Sağ Elle Yemenin Hükmü

Bismillahirrahmanirrahim   Dinimiz sağ elle yemeye büyük önem vermektedir. Sağ elle yemek, yemek yemenin adaplarından olup sünnettir. Bunun yanı sıra sağ elle yemenin vacip olduğu görüşüne sahip âlimlerimiz bulunmaktadır. Bu nedenle bir kimse “solakları Allah böyle yarattı, o halde neden sol elle yemek kötü bir şey olsun ki?” düşüncesinde olup konuyu basite indirgememelidir. Şu hadis-i şerifleri dikkatlice okuyalım: İbnu Ömer (R.Anhümâ)dan rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz buyurdular ki:  “Sizden kimse sakın sol eliyle yiyip içmesin. Çünkü şeytan soluyla yer içer.”1  Ömer İbnu Ebî Seleme (R.A.) anlatıyor: “Resûlullah (S.A.V.)'in terbiyesinde bir çocuktum. Yemekte elim, tabağın her tarafında dolaşıyordu. Resûlullah (S.A.V.) bana ikazda bulundu: “Evlat! Allah'ın ismini an, sağınla ye, önünden ye!" Bundan sonra hep böyle yedim.”2 Seleme İbnu'l-Ekva' (R.A.) anlatıyor: “Resûlullah (S.A.V.)’in yanında bir adam sol eliyle yemek yemişti. “Sağınla ye!” ferman buyurdu... Adam: “Yiyemiyorum!” dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: “Yiyemez ol! Onu böyle demeye kibri sevk etti!" buyurdular. Bundan sonra elini ağzına kaldıramadı.”3  Şimdi bu sahih hadis-i şeriflerden sonra hala meseleyi basit bir şekilde görmemiz mümkün olabilir mi? Sağ elle yemek yemek bu kadar önemli olmasaydı, Rahmet Peygamberi (S.A.V.) Efendimiz sol eliyle yiyen bir kimseye bedduada bulunur muydu?  Sol elle yemek yemenin hükmü konusunda İslam âlimleri farklı görüşlere sahiptir. Bazı âlimlerimiz “Şeytana nispet edilen bütün fiiller haramdır.” kai... Devamı

27 05 2015

Sağ Elle Yemenin Hükmü

Bismillahirrahmanirrahim   Dinimiz sağ elle yemeye büyük önem vermektedir. Sağ elle yemek, yemek yemenin adaplarından olup sünnettir. Bunun yanı sıra sağ elle yemenin vacip olduğu görüşüne sahip âlimlerimiz bulunmaktadır. Bu nedenle bir kimse “solakları Allah böyle yarattı, o halde neden sol elle yemek kötü bir şey olsun ki?” düşüncesinde olup konuyu basite indirgememelidir. Şu hadis-i şerifleri dikkatlice okuyalım: İbnu Ömer (R.Anhümâ)dan rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz buyurdular ki:  “Sizden kimse sakın sol eliyle yiyip içmesin. Çünkü şeytan soluyla yer içer.”1  Ömer İbnu Ebî Seleme (R.A.) anlatıyor: “Resûlullah (S.A.V.)'in terbiyesinde bir çocuktum. Yemekte elim, tabağın her tarafında dolaşıyordu. Resûlullah (S.A.V.) bana ikazda bulundu: “Evlat! Allah'ın ismini an, sağınla ye, önünden ye!" Bundan sonra hep böyle yedim.”2 Seleme İbnu'l-Ekva' (R.A.) anlatıyor: “Resûlullah (S.A.V.)’in yanında bir adam sol eliyle yemek yemişti. “Sağınla ye!” ferman buyurdu... Adam: “Yiyemiyorum!” dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: “Yiyemez ol! Onu böyle demeye kibri sevk etti!" buyurdular. Bundan sonra elini ağzına kaldıramadı.”3  Şimdi bu sahih hadis-i şeriflerden sonra hala meseleyi basit bir şekilde görmemiz mümkün olabilir mi? Sağ elle yemek yemek bu kadar önemli olmasaydı, Rahmet Peygamberi (S.A.V.) Efendimiz sol eliyle yiyen bir kimseye bedduada bulunur muydu?  Sol elle yemek yemenin hükmü konusunda İslam âlimleri farklı görüşlere sahiptir. Bazı âlimlerimiz “Şeytana nispet edilen bütün fiiller haramdır.” kai... Devamı

25 05 2015

7 Adımda Zaman Yönetimi

Ön Bilgiler Hatırlayalım! Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Asr Sûresi,1-2 İnsan iki şeyin kıymetini bilmez: Sıhhat ve Zaman Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Zaman Nedir?:İşin teorisi uzmanlara kalsın!Telafisi mümkün olmayan son derece değerli en önemli kaynağımız,sermayemizdir. Hergün nasipse 86400 saniye hesabımıza Allah (C.C.) tarafından yatırılmaktadır. Çok pahalıdır ve geri kazanılması mümkün değildir. Bir Tahlil Sonucu :Türkiye’de ortalama 70 yıl yaşayan birinin zaman tahlili*: Çalışma      26.3 yıl Uyku           23.3 yıl Ulaşım          5.8 yıl Beslenme     5.8 yıl İbadet           2.9 yıl Tuvalet         2.9 yıl Hastalık        1.5 yıl Özel Zaman 1.5 yıl Zaman ve Biz Zaman hiçbir zaman, yönetimimize girmez biz ancak zaman içinde tutum ve davranışlarımızı yönetebiliriz İsteyip de yapmaya zaman bulamadığımız şeyler, yeterince istediğimizden emin olmadığımız şeylerdir. Şu ana kadar çok isteyip de neye sahip olamadık ? Zamandan kazanmak istiyorsak kayıplarımızdan başlayalım. Zaman yönetimi aslında “ Kendini Yönetmek” demektir Zaman Yönetimi Çok değerli sermayemiz olan zamanı, Planlama/karar verme Uygulama Denetleme süreçlerinden oluşan bir döngü içerisinde yönetmek demektir. Zamanı yönetebilmek hayatı cüzî irademizle yönetebilmek demektir. Zaman yönetimini başarabilmek için; Kontrol edebildiğimiz olayları planlamak, Kontrol edemediğimiz bizim dışımı... Devamı

25 05 2015

Hanımınızın Size Söylemeyip Anlamanızı Beklediği 7 Şey

Erkeklerden bir çoğu kadınları anlamakta zorlanırlar. Yıllarca evli oldukları eşlerini bile… Bir dakika önce her şey mükemmel iken birden bebek gibi ağlamaya başlamıştır. Bir konu hakkında şikayet ettiğinde ve biz de sorunun çözümüne yönelik tavsiyelerde bulunduğumuzda yine de tatmin olmuyordur. Evli olarak geçirdiğim yıllar boyunca anladım ki eşimin bana dedikleri hakkında pek değilde, daha çok demedikleri hakkında endişe duymalıyım. 1. Her Şeyden Önce Sevgi İstiyordur   Kadın eşine artık daha az saygı gösteriyorsa kocada artık daha az sevgi gösterir. Ve koca eşine daha az sevgi gösteriyorsa, eşi de ona daha az saygı gösterir. Ve bu yıkıcı döngü devam eder. Bu döngü tamamlanmadan önce durdurun. Eşinize sevgi gösterin. Eşiniz bunu istiyor. Onu kusurlarına ve acayipliklerine rağmen sevin. Ve inşallah, o da sizi kusurlarınıza ve acayipliklerinize rağmen sayacaktır. 2. Sıkılmıştır Her gün aynı şey. Haftalar geliyor, haftalar geçiyor. Sadece sıkılmamış fakat yorulmuştur da. Sizinle ilgilenmenin dışında evin ve çocuklarında bakımını üstlenmesi gerekiyor. Her gün bunları yapacağımı hayal ettiğimde bile kaçıp bir yere saklanasım geliyor. Sıradan müslüman bir ev hanımının nasıl hissettiğini anlıyorum. Ve çalışan kadınları da unutmayalım. Birçok müslüman kadın evi idare etmenin ötesinde ayrıca tam zamanlı bir işte de çalışmak zorundadırlar. Dolayısıyla kardeşler, Allah rızası için eşlerimizin kendilerini özel hissetmelerini sağlayalım. Onu rahatlatın. Onu bazen gezdirin. Sürpriz bir yemek… En sevdiği tatlıdan alın. O monotonluğu kırmak için arada sırada ne olursa olsun, bir şeyler yapın. 3. Öv&uum... Devamı

11 05 2015

Selâmet der kenârest - Mehmed Şevket Eygi

    Selâmet der kenârest Mehmed Şevket Eygi 09 Nisan 2015 Perşembe 00:33                                         Siyaset havaları hep biteviye gitmez. Gök her zaman bulutsuz masmavi güneşli olmaz. Bazen soğuk rüzgarlar eser, gökte kara bulutlar oluşur, hava bozuldukça bozulur… Fırtınalar, kasırgalar, tayfunlar… Gök gürültüleri… Şimşekler çakar, yıldırımlar düşer… Şiddetli yağmurlar yağar, dereler ırmaklar nehirler taşar… Siyaseti gel keyfim gel sananlar şaşar. Siyaset çalkantılı bir denizdir, bazen coşar kabarır. Bu denizde gemi sahibi olmak çok risklidir. Siyaset denizinde kaptanlık edenler Şeyh Sâdi’nin “Be derya der menâfi bi-şumârest / Eger hâhi selâmet der kenârest” (Denizde çok menfaatler vardır ama sen selamet istiyorsan o kenardadır) beytini hatırlarından hiç çıkartmamalıdır. Siyaset denizinde etleri lezzetli balıklar yüzer, onları tutar kendin yersin, satar ticaret yaparsın. Ticaret denizinin bazı diplerinde inciler mercanlar sedefler bulunur. Lakin selamet derkenârest. Bu denizin vefası yoktur. Yolda fırtına çıkar, gemi dalgalarla boğuşmaya başlar. Tekneyi kurtarmak için safraları atmak gerekir. Bir Müslüman için siyaset denizinin en zor işi milletvekili yemini etmektir. Bir Müslüman için ne zor, ne veballi, ne netameli yemindir o. Tarihin facialarına bak, bu denizde ne padişahlar ne vezirler ne paşalar ne keştiler gark u helâk olmuş. Selamet der kenârest der ... Devamı

11 05 2015

Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok

Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok   Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok Efsus ki gamdan beni azad edecek yok Tesir-i mahabbetle yıkılmış güzel amma Virane dili bir daha âbâd edecek yok. Kes, varsa alkan bana ey tali-i dûnum Sen var iken âlemde beni yâd edecek yok Hakkıyla bilir zâr gönül halet-i aşkı Mâhirdir o fende anı üstâd edecek yok Ya Rab ne içün zar Nigâr şu cihanda Nâşâd edecek çoksa da bir şâd edecek yok Nigar Hanım... Devamı

11 05 2015

İmtisal-i cahidu fillah oluptur niyyetim…

Fatih iktidar olduğunda Osmanlı Devleti’nin Anadolu’daki toprakları büyük dedesi Yıldırım Bayezid döneminin de altına düşmüştü. Timur’un Ankara Savaşı’nı kazandıktan sonra Eski Türk beylerine topraklarını iade etmesi ve geri kalan Osmanlı ülkesini de Yıldırım’ın dört oğluna pay etmesi genç devleti adeta felce uğrattı. Neyse ki, Birinci Mehmet kısa sürede otoritesini kurarak beyliğin başına geçti. Birinci Mehmet ve İkinci Murat devirleri, devletin ülke güvenliğini sağlama, içeride otoriteyi kurma, dışarıda toprakları muhafaza etme ve Anadolu Türk Birliğini yeniden kurma uğraşları arasında geçti. Fatih’in İstanbul’u fethetmesinden sonra üzerinde durduğu en önemli mesele de Anadolu’daki Türk Birliğinin yeniden kurulması oldu. Karamanoğlu sülalesi de dâhil olmak üzere Selçuklu Devletinden arda kalan bütün beyleri hâkimiyeti altına aldı. Trabzon ve civarındaki Rum devletini ortadan kaldırdı ve Doğu Anadolu’nun güçlü devleti Akkoyunlular’ı Otlukbeli’nde mağlup ederek devletinin doğu sınırlarını güvenceye aldı. Fatih’e göre Anadolu’da kurulacak Türk Birliği, Anadolu’nun sadece tek bir devletin hâkimiyeti altında olması değil aynı zamanda Anadolu yaylalarında ve dağlarında yaşayan Türkmen aşiretlerinin de devlet egemenliği altına alınması ve devletin amaçları doğrultusunda hareket etmesi manasına gelmekteydi. Bu bakımdan Anadolu’da yaşayan konargöçer Türkmen aşiretleri ile devletin resmi kolluk kuvvetleri arasında zaman zaman silahlı çatışmalar meydana gelmiştir. Fatih bu aşiretlerin iskân edilmesini sağlamaya çalıştı. Özellikle yeni fethedilen gayrimüslim topraklarına bu aşiretler yerleştirildi. Özellikle Yavuz zamanında bu aşire... Devamı

11 05 2015

Ey habîb-i Hak; kerîm-üş-şan Muhammed Mustafa

Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş, Gül ateş, bülbül âteş, sümbül âteş, Hak ü hâr âteş. Şuây-ı âfitâbındır yakan bil-cümle uşşâkı, Dil âteş, sîne âteş, hem dü çeşm-i eşk-i bâr âteş. Hayal-i şem-i rûyinle acep mi yansa can ü dil, Nigârım gel de gör kalbimde âteş, ah ü zâr âteş. Ne mümkün bunca âteşle, şehid-i aşkı gasl etmek, Cesed âteş, kefen âteş, hem âb-ı hoşgüvar âteş. Ben el çektim safay-ı hâtır u ârâm-ı cânımdan, Safâ âteş, cefâ âteş, firâr âteş, karar âteş... Ne yapsam bu dil-i mahzununu mesrûr eylemem şâhım Gam âteş, gam-küsar, temennây-ı mesâr âteş... Ümîd-i âfiyet besler mi Es’ad yârdan hâşâ, Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gül'izar âteş... M. Esad Erbili PEYGAMBERİN İZİNDEYİZ Biz Kur'ânın hâdimleri pür imânlı ve zindeyiz Bu yoldan dönmeyiz asla peygamberin izindeyiz Hak Habibim dedi ona bizden feda can uğruna Alem şahit olsun ona peygamberin izindeyiz İslâmın nûru, gür sesi kaldırdı zulmeti yes'i Alemlerin efendisi peygamberin izindeyiz O'dur âhir hak peygamber ona salât selâm gönder Cihanda en büyük önder peygamberin izindeyiz Onu sev sen onu tanı odur tende canlar cânı Gönüllerin tek sultânı peygamberin izindeyiz Hayra koşan şerden kaçan bize nurlu ufku açan  Alemlere rahmet saçan peygamberin izindeyiz Tende kalan bir cân ile aşk ile pür îmân ile&nbs... Devamı

11 05 2015

Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş,

Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş, Gül ateş, bülbül âteş, sümbül âteş, Hak ü hâr âteş. Şuây-ı âfitâbındır yakan bil-cümle uşşâkı, Dil âteş, sîne âteş, hem dü çeşm-i eşk-i bâr âteş. Hayal-i şem-i rûyinle acep mi yansa can ü dil, Nigârım gel de gör kalbimde âteş, ah ü zâr âteş. Ne mümkün bunca âteşle, şehid-i aşkı gasl etmek, Cesed âteş, kefen âteş, hem âb-ı hoşgüvar âteş. Ben el çektim safay-ı hâtır u ârâm-ı cânımdan, Safâ âteş, cefâ âteş, firâr âteş, karar âteş... Ne yapsam bu dil-i mahzununu mesrûr eylemem şâhım Gam âteş, gam-küsar, temennây-ı mesâr âteş... Ümîd-i âfiyet besler mi Es’ad yârdan hâşâ, Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gül'izar âteş... M. Esad Erbili... Devamı

11 05 2015

Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş,

Tecellâyı cemalinden Habibim nevbahar âteş, Gül ateş, bülbül âteş, sümbül âteş, Hak ü hâr âteş. Şuây-ı âfitâbındır yakan bil-cümle uşşâkı, Dil âteş, sîne âteş, hem dü çeşm-i eşk-i bâr âteş. Hayal-i şem-i rûyinle acep mi yansa can ü dil, Nigârım gel de gör kalbimde âteş, ah ü zâr âteş. Ne mümkün bunca âteşle, şehid-i aşkı gasl etmek, Cesed âteş, kefen âteş, hem âb-ı hoşgüvar âteş. Ben el çektim safay-ı hâtır u ârâm-ı cânımdan, Safâ âteş, cefâ âteş, firâr âteş, karar âteş... Ne yapsam bu dil-i mahzununu mesrûr eylemem şâhım Gam âteş, gam-küsar, temennây-ı mesâr âteş... Ümîd-i âfiyet besler mi Es’ad yârdan hâşâ, Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gül'izar âteş... M. Esad Erbili... Devamı

11 05 2015

Sakın terk-i edepten, kûy-i Mahbûb-i Hudâ'dır bu;

Sakın terk-i edepten, kûy-i Mahbûb-i Hudâ'dır bu;  Nazargâh-ı ilâhîdir makam-ı Mustafâ'dır bu.!..  Felekte mâh-ı nev Bâbu's-selâm'ın sîne-çâkidir;  Bunun kandîli, cevzâ matla-ı nûr-i ziyâdır bu!  Habîb-i Kibriyâ'nın, hâbgâhıdır fazîlette;  Tefevvuk kerde-i arş-ı Cenâb-ı Kibriyâ'dır bu.  Bu hâkin pertevinden oldu, deycûr-i adem zâil;  Amâdan açtı mevcûdât, çeşmin tûtiyâdır bu.  Murââd-ı edeb şartıyla gir Nâbî bu dergâha;  Metâf-i kudsiyândır, bûsegâh-ı enbiyâdır bu.!  Nâbî   Ümmetinden olduğu bizzat Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber tarafından beyan edilen Nâbî'nin, bu naatının günümüz Türkçesiyle açıklamasını ve naatın yazılış sebebini aşağıda okuyacaksınız. "İnanç ve kültürümüzde hac ve bayram"ı konu edindiğimiz elinizdeki sayımıza bu naatla başlamanın uygun olacağını düşündük: *Burası; Allah Sevgilisi'nin beldesi, Hazret-i Peygamber'in Cenab-ı Hakk'ın nazar buyurduğu Temiz Bahçe'si (Ravza-i Nebî)dir; (öyleyse) edep hatası işlemekten (tir tir titreyerek) sakın! *Bu gökteki yeni ay, Selâm Kapısı'nın (Bâbu's-selâm) yüreği yanık aşığıdır; (Öyle ki, göklerdeki) Cevza Yıldızı bile ışığını, onun kandilinin nurundan almaktadır. *Bu Allah'ın yüce Sevgilisi'nin mübarek İstirahatgâhı (Türbesi)'nın fazileti öyle yüksektir ki, Cenab-ı Hakk'ın izni ve rızasıyla arşına çıkartılmıştır. *İnsanlık karanlıktan, bu toprağın ışığı sayesinde ... Devamı

17 04 2015

İslam; Şekil Değil, Şuur Dinidir!

İslam; Şekil Değil, Şuur Dinidir!   Meryem Nida   16 Nisan 2015 Perşembe 00:00   “Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer” der İbn-i Haldun. Yüce Rabbimiz de Kur’an-ı Kerim’de “düşünüp öğüt almak isteyenlere” hep geçmiş ümmetlerin, geride kalmış nesillerin örneklerini verir. Verir ki “Tekerrürden ibarettir” dediğimiz tarihi iyi anlayalım ve geçmişe bakarak geleceğimizi görebilelim ya da bugünümüzü daha net değerlendirebilelim... Biz Muhammed (s.a.v.) ümmetiyiz. Biz son ümmetiz ve şu anda dünya üzerinde her ne yaşıyorsak bunun bir benzerini, bir örneğini geçmiş kavimlere bakarak görebilir, önceki peygamberlerin inanan ya da inanmayanlarına bakarak tahlil edebiliriz. Evet, Nisan ayında ve küçük çocukların dahi yeni adıyla bildiği Kutlu Doğum haftasındayız. Kutlu Doğum diye bir şey var mıdır, bidat midir, tartışmaları yapılırken ve cidden bu karmaşa, şuur sahibi her insanın aklını kurcalayıp vicdanını rahatsız ederken, mademki Kur’an ve geçmişte yaşananlar bizim için bir örnektir, biz de bu konuyu adım adım geriye giderek değerlendirelim. Rabbimiz, Efendimizden önce insanlığa Peygamber olarak Hz. İsa’yı gönderdi. Hz. İsa görevini tatbik edip de Rabbine döndükten sonra ona inananlar, onun şeriatını uygulayıp getirdiği dini yüceltmeleri gerekirken, Hz. İsa’nın kendisini kutsallaştırdı. Başta masummuş gibi görünen doğumunu kutlamalar, ölümünü anmalar bir süre sonra dini tamamen bir tarafa atıp bir insana tapınmaya dönüştü. Ve şimdi gelinen noktayı hepimiz görüyoruz; bir Peygamberin doğum ya da ölüm yıldönümünün nasıl eğlenceyle ve şamat... Devamı

17 04 2015

5 adımda şarj ömrünü uzatın

Elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonların en büyük derdi şarj sorunu. Ancak akıllı telefonlarınızda yapacağınız birkaç değişiklik ile şarj ömrünü yarım güne kadar uzatabiliyorsunuz. WiFi'a bağlıyken 3G'yi kapatmanız bile şarj ömrünü artırıyor! AKILLI telefonlar çıkmadan önce kullandığımız cep telefonları tek bir şarjla bile günlerce veya haftalarca kullanabilirdik. Ancak artık devir değişti. Ceplerimizde taşıdığımız akıllı telefonlar artık birçok bilgisayardan daha güçlü. Bu da şarj ömrünün daha hızlı bitmesini sağlıyor. Akıllı telefon kullanıcıları bundan sık sık şikayet etse de şarj ömrünü uzatmanın birçok yolu bulunuyor. Akıllı telefonlarınızı kullanırken yapacağız birkaç değişiklikle şarj ömrünüzü yarım güne kadar uzatabilmek mümkün. Duvar kağıdı rengi, ekran parlaklığı, kablosuz bağlantılar, açık olan uygulamalar ve şarj etme alışkanlıklarınız şarj ömrünü direkt olarak etkileyenler arasında. Hazırladığımız 5 maddelik rehberle akıllı telefonunuzun şarj ömrünü uzatmanız mümkün. Duvar kağıdı rengine dikkat Birçok akıllı telefonun ekranında AMOLOED teknolojisi kullanılmaya başlandı. Bu da duvar kağıdında kullanılan renklerin şarj ömrünü direkt etkilemesine neden oluyor. Siz de AMOLED ekrana sahip bir akıllı telefon kullanıyorsanız, siyah ağırlıklı duvar kağıdı tercih etmeye çalışın. Çünkü AMOLED teknolojisi beyaz gibi açık renkleri verirken daha çok güç tüketirler. Ancak akıllı telefonunuzda LCD ekran teknolojisi var ise böyle bir durum söz konusu değil. Özellikle Android kullanıcılarının şarj ömrünü uzatması için animasyonlu duvar kağıtlarını kullanmaması gerekiyor. Animasyonlu duvar kağ... Devamı

08 04 2015

Telefonunu tüm gece şarjda bırakanlar dikkat!

Telefonunu tüm gece şarjda bırakanlar dikkat! Akıllı telefonların neredeyse hepsinin pek sevilmeyen, ortak bir yanı var: Onları 24 saatte bir, genellikle kolayımıza geldiğinden her gece şarj etmemiz gerekiyor. Peki telefonumuzu yattığımız saatten sabaha kadar şarja bırakmak, gerçekten iyi bir fikir mi? Bu davranışımız, cihazımızın piline kalıcı bir hasar veriyor mu? Dahası fazladan tükettiğimiz elektrik ne kadar? İyi haber International Energy Agency (IEA) gibi kuruluşlar sayesinde telefon şarj adaptörlerinin verimliliğinde son yıllarda önemli geliştirmeler yapılmış olması. IEA'nın "bir watt" girişimi, 2013 ve sonrasındaki çoğu elektronik cihazın adaptörünün "bekleme" sırasındaki güç tüketimini 1 watt'ın altına ve daha sonra yarım watt'ın altına düşürdü. Yani adaptörünüz fişe takılı olsa bile, onu herhangi bir cihaza takmadıysanız, enerji tüketiminiz oldukça az. Bunlar elbette son birkaç sene içinde çıkan bir telefon ve adaptör kullanıyorsanız geçerli. Bununla birlikte yarım watt, araştırmalara göre tüm senede bir sıcak banyoda harcadığınız enerjiye denk geliyor. Bu yüzden adaptörü fişten çekmenizde veya prizdeki gücü kesmenizde fayda var, ama güç tüketimi çok düşük olduğundan bu işi çok fazla kafaya takmayın. Bununla birlikte araştırmalar, evinizdeki tüm "bekleme" konumundaki cihazların gücünü kesmeniz halinde, yıllık tasarrufunuzun 100 doları aşabileceğini gösteriyor. Lityum iyon piller  Bugünkü akıllı telefonların neredeyse hepsi, lityum iyon pilleri kullanıyorlar. Bu piller çok fazla şarj olduklarında veya tamamen boşaldıklarında istikrarsız ve tehlikeli bir hale ... Devamı